kimkodupinkodu önce, hemen belirtelim: kadınlar cuma namazı kılabilirler. fakat geçenlerde basına yansıdığı şekliyle ulu orta değil; bunun bir adabı var, usulü var, erkânı var. adap ve usûl çiğnenerek değil. dinin nezaketi incitilmeden, baş göz üstüne. islâm fıkhı, emir olmayan bir hususu hiçbir zaman “yükümlülük” gibi göstermemiş; fakat, aksine bir delil olmadığı takdirde, edâsını ve îfâsını insanların tercihine bırakmıştır. emir olan hususları ise insanların tercihine bırakmamış, yükümlülük ve fazîletteki öncelik derecelerini tafsilâtıyla beyan etmiştir. dört mezhebe göre kadınlara cuma namazı farz değildir. ancak kılarlarsa sahih olur ve o günkü öğle namazı üzerlerinden düşer. yani cuma namazı kılan bir kadının, tıpkı cuma namazı kılan bir erkekte olduğu gibi, o günün öğle namazını kılma farziyeti üzerinden kalkmış olur. bu şu demektir: kadınlara cuma namazı farz olmamakla beraber, eğer kılarlarsa namazları farz namaz derecesinde sahihtir. bu namaz, diğer bir fariza olan o günün öğle namazını, artık farziyetten düşürür. böyle olunca; kadınların cuma namazı kılmalarına “sünnettir” diyemeyiz. bir ibadet hüküm olarak ya farzdır, ya sünnettir. hem farz, hem sünnet diyemezsiniz! eğer kadınların cuma namazı kılmalarını nafile mesabesinde “sünnet” kabul edecek olursak, bu sünnet namaz, vaktin farzı olan öğle namazı kılma yükümlülüğünü niçin düşürsün? çünkü hiçbir sünnet ibadet, bir farz ibadeti farziyetten düşürmez. bir başka husus da şudur: kadınların cuma namazı kılmalarını sünnet saydığımız takdirde,—her ne kadar sünnet de olsa—kadınları bir yükümlülüğün altına sokmuş oluruz. çünkü bu sünneti yaşamak isteyen takva sahibi hanımlar hiç şüphesiz kendilerini bu yükümlülüğün içinde bulacaklardır. sünnet olarak eda ettikleri için de, ayrıca öğle namazı kılmak gibi ikinci bir yükümlülük getireceksiniz. ve buna da farz diyeceksiniz. bu ise dînin “kolaylık ve rahmet” üslubuna uygun düşmez. omü sözlük'teki kadın ve erkek eşitse kadınlar da cumaya gitsin kampanyası ile ilgili bütün yazılar.